7 Eylül 2010 Salı

TERAPİ GÜNCESİ-1


Elime telefonu aldım ve randevu talebinde bulundum!!!!! ama bir düşünce ile değil sadece yapamayacaklarımın verdiği kararsızlıkla bunu yaptım.... Önümüzde ki iki hafta boyunca dolu olduklarını ve en erken yirmi eylüle randevu vereceklerini söylediler aslına bakarsanız bu duruma sevindim çünkü oraya gitmekle gitmemek arasında sıkışıp kalmıştım. Aradan bir saat geçmeden bana geriye döndüler yarın saat birde burada olabilirimisiniz????? Çok şaşırdım şaşkın halimi hissettirmeden hımmm bir düşüneyim yarına bir randevum filan yok e...e..evettt tabi neden olmasın tamam saat birde ordayım teşekkür ederim iyigünler.......... Hala oraya gidip gitmemekte kararsızdım!!!!! Yakın arkadaşım minnoşu arayıp benimle gelip gelemeyeceğini sordum dünyalar onun olmuş gibi mutlu bir şekilde tabi gelirim yanındayım her zaman diyerek bir gün sonra sevinç pastanesinin önünde buluştuk. Mutluydu çünkü bu terapistle benim başımı ilk bağlayan minnoştu!!!!!! Ofise girdiğimizde heyecan basmaya başlamıştı ama hiç tepki vermeden sekreter kızın yanında duran koltuğa oturdum .Sanki sadece normaller gelen bir tavırla beni hemen koridorun sonunda ki odaya yönlendirdi......hiç bir düşünce gözetmeksizin odasına girdim daha önce de gitmiştim ama bu sefer farklıydı işte düşünmeden heyo ben geldim gibi içeriye girdim. Biranda karşımda benimle yaşıt ama gözleri mutlu mesut bakan özenli ama sade giyimli bir kızcağiz duruyordu... Elimi sıktı ve beni o meşhur koltuğa oturttu....... Kendisi de karşıma geçti sanki yıllardır birbiriyle dost iki arkadaşın sohbetine başlar gibi başladı ilk terapi seansım........Dedim ya hiç düşünmeden bir anda olmuştu oraya gitme fikri tabi bayan sordu neden burdasın?????? Ahaa dedim şimdi ss...çtık... Ne diyim hiç canım sıkıldı geldim denemez....Bende bilmiyorum ki neden burda olduğumu neyse bir iki sohbetten sonra kafamdaki düşünceleri korkularımı yavaş yavaş anlatmaya başladım konuya o kadar çok yerden girdim ki ben bile yaptığım konuşmaya şaşkın bir kulakla dinledim..... En sonunda terapistim bana dedi ki; Elinde sinema bileti var bu filme gitmem gerek deyip gelmiş gibi bir halin var dedi.... Ya bu kız benim ruhumu okumaya başladı dedim kendi kendime........Evet ilk seanslar gayet kötü geçer çünkü karşında hiç tanımadığın biri var ve ona öyle şeyler söylemen gerekir ki seni sana anlatsın ve senin sorununun derinliğine inebilsin.... neyse bir sonra ki seans yirmi eylülde o güne kadar beni üzen ve canımı sıkan 100 şey yazıp götüreceğim... Yazmaya başladım bakalım hayırlısı 20 eylülde görüşmek üzere......

13 Temmuz 2010 Salı

ÇIĞLIKLARIM


uzun zaman oldu yazmayalı....... Yazdım yazdım sildim hep bu sefer silmeyeceğim

ortak paylaşım alanında nefes almak iyi gelebilir belki bana!!!!!

Nelere oldu hayatımda şu iki aydır diye düşünecek olursam....... Koca bir hiç:(


Neyse söz etmek istediğim şey aslında bu değil sizlerde de olurmu bilmiyorum ama geceleri çığlık çığlığa uyanıyorum son zamanlarda gece 2,30-3,00 ben çığlıklarda hayır bişey değil mahalleye rezil oluyorum!!!!! Karının biri geceleri çığlık atıyor ama niye!!!!! Hımm kesin kocası dövdü...yok yok hırsız girdi eve...hımmmmm.......yok böcek görmüştür......Aslında hiç biri değil.... hatırlamıyorum bile sadece uyandığımda boğazım bağırmaktan acıyor ve gözlerimde yaşlar oluyor...Eşimin sakin ol okşayışlarıyla:)) sakinleşiyorum sonra hade bakalım otur t.v. başına saçmaca bekle uykunun gelmesini!!!!! Sıcaklar zaten bir yandan...Bunun hakkında bir fikri olan varsa paylaşıma açıkım şimdilik hoşçakalın!!!!!

29 Mayıs 2010 Cumartesi

yine bulutlu bir gün .....
yine ağlamaklı yaşanan bir zaman dilimi daha....
içimdeki bu boşluk, nedenini bilmediğim sahipsizlik duygusu...
sevemediğim anlarda yaşama tutunma çabası ama tutunamamak ,
uçurumun kıyısındayken azgın dalgalara kendini bırakma isteği....
tabi bu da geçecek her an-ın geçtiği gibi...
Ama geride kalan bu kırıklar tamir olurmu bilmem...
yada yaralar sarılabilirmi gerçekten?
Sahi en son ne zaman mutluydum ben?
Onu bile hatırlamıyorum işte .....
Nedir sorun sevmek mi? Sevilmemek mi?
Yoksa sevgilerin içine kapanık yaşanışlarında birbirini görememek mi....?
Bu boşluk daha ne zamana kadar sürecek?
Her nefes alışlarda ki buruk yaşam tatları....
Ahh ne zaman bitecek.....!!!!!


25 Mayıs 2010 Salı

21 Mayıs 2010 Cuma

VAKİT VARKEN




Kapkara
Bir kör kuyu
Çıkıyorsa eğilme koynuna
Her bir gölge bir anda sen olursun
Karanlığında kaybolursun
Kapkara, yarınlara
Çıkıyorsa yenilme korkuna
Kendi ayak Sesinden yorulursun
Gecenden de kovulursun
Alışmadan yalnızlığa
Affetmeyi öğren, vakit varken
Geç kalmadan kaybetmeli
Zaferlere ödül yalnızlıktır,yalnızlık


Söz: Mete Özgencil
Müzik: Yusuf Bütünley

20 Mayıs 2010 Perşembe

BEN ŞİMDİ MARTI OLDUM


Siz hiç martı oldunuzmu?? Ben şimdi martı oldum...Geminin güvertesinde rüzgara doğru durmuşum. Başımı gökyüzüne kaldırmış denizin kokusunu alan martıyım ben.Kanatlarımı açıyorum;rüzgar üzerimden geçiyor. Yukarıda ki diğer martılar çığlık çığlığa... Ben sadece dinliyorum... burnumda denizin iyot kokusu kanatlarımda rüzgar... Olduğum yerden kanatlarımı çırpıyorum ağır ağır... ama yok uçuşa hazır değilim henüz durmalıyım. Rüzgar gidiyor vapur dinleniyor ben gitmekle kalmak arasında sıkışıp kalmışım..... Deniz köpük köpük olmuş vapur da gitmeye hazır şimdi... Kıyıda balıkçılar olta atmış ya nasip diye... gitsem kovalarını tırtıklasam günümü kurtarsam küçük istavritle?... İstemiyorum....
Uçmalıyım...
Ve bu son uçuşum olmalı.....
Çırpmaya başladım kanatlarımı evet şimdi uçuyorum kocaman olan herşey yerde şimdi küçücükler... gidiyorum hızlı hızlı kanatlarımı çırpıyorum kalbim küt küt atıyor, rüzgarla dansa başlıyorum... En sevdiğim son dansımı yapıyorum, süzülüyorum...
Yoruldum.....
Şimdi en yüksekten kendimi boşluğa bırakıyorum ama kanatlarım açık değil düşüyorum... yakınlaşıyor yerdekiler.... Diğer kuşlar bağırıyor çırp kanatlarını diye hayır kaldırmıyorum bile....
Düşüyorum....
Bu son düşüş belki de.. gözlerimi kaptıyorum ve yere çakılıyorum patttt diye.. Boynumdan ılık ılık kanlar akıyor...Sadece hızlı hızlı nefes alışımı duyuyorum. Kanadımı kaldırmaya çalışıyorum ama yok onu hissetmiyorum. Tüylerim yerlere saçılmış.... Gözlerim yavaş yavaş kapanıyor.... demişdim; bu son uçuşum diye.....

15 Mayıs 2010 Cumartesi

İKİMİZİN ARASINDA


BİR GÜN ŞAYET CAMSIZ ÇERÇEVESİZ PENCERESİZ
BİR GÜN BEN, ÇADIR BEZİ BİR PERDEDEN
GÜNLERİN TOZ-TOPRAK ŞARKISINI ÇIRPARKEN
CANEVİMİN ÖNÜNDEN GEÇERSEN,
BİR GÜN ŞAYET BOYNUMDA YEMTORBASI HAYALLERİM ASILI
BİR GÜN ŞAYET SAMAN ÇÖPÜ BİR SOKAK DİŞLERİM ARASINDA
CANEVİNİN ÖNÜNDEN GEÇERSEM,
ANLATIRIM NASIL NERDE
BİR ULU ÇINARA TAKILI BİR KUYRUKLU YILDIZ
BİR YEŞİL TELAŞTA ÇIRPINAN IŞIĞIMIZ
ANLATIRIM NASIL NERDE..
SONRA EĞİLİR KULAĞINA DERİM: BEKLE
ÇOCUKKEN KAÇIRDIĞIM UÇURTMA DÖNSÜN GELSİN,
HELE ÇARPSIN BU ÇERÇİ YÜKÜ ŞEHİRLERE,
HELE ÜRKSÜN FİNCANCI KATIRLARI!!
-CAN YÜCEL-